YADA’nın Adil Dönüşüm Çalıştayına Yoğun Katılım: Muratcan Işıldak ve Dilay Sayar da Yer Aldı
İstanbul’da gerçekleştirilen ve adil dönüşüm politikalarının farklı boyutlarıyla ele alındığı çalıştay, akademi, sivil toplum ve politika yapıcıları bir araya getirdi. YADA tarafından düzenlenen çalıştayda, iklim kriziyle mücadele sürecinde sosyal adaletin nasıl sağlanacağı ve dönüşümün toplumsal etkilerinin nasıl yönetileceği kapsamlı biçimde tartışıldı.
Çalıştaya, Genç Düşünce Enstitüsü Genel Başkanı Muratcan Işıldak ile Genel Sekreter Dilay Sayar da katılım sağladı. Katılımcılar arasında farklı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve uzmanlar yer alırken, adil dönüşümün yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutları da masaya yatırıldı.
Çalıştayda öne çıkan başlıklardan biri, enerji dönüşümünün toplumsal maliyetlerinin nasıl yönetileceği oldu. Özellikle kömür bölgelerinde yaşayan işçiler, yerel ekonomiler ve kırılgan gruplar açısından dönüşüm sürecinin nasıl daha kapsayıcı hale getirilebileceği tartışıldı. Katılımcılar, dönüşüm politikalarının yalnızca teknik değil, aynı zamanda sosyal adalet perspektifiyle ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
Genç Düşünce Enstitüsü temsilcileri de çalıştay süresince aktif katkı sunarak, gençlik perspektifinin ve sivil toplumun rolünün güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Muratcan Işıldak, adil dönüşüm süreçlerinde katılımcı mekanizmaların önemine değinerek, yerel aktörlerin ve gençlerin karar alma süreçlerine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Dilay Sayar ise sosyal politikaların dönüşüm sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Çalıştayda ayrıca Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı çerçevesinde Türkiye’nin uyum süreci, uluslararası fonların kullanımı ve yerel düzeyde uygulanabilecek politika araçları da ele alındı. Katılımcılar, Türkiye’de adil dönüşümün hayata geçirilebilmesi için çok paydaşlı iş birliklerinin artırılması gerektiği konusunda ortak görüş bildirdi.
İstanbul’da düzenlenen bu önemli etkinlik, adil dönüşümün yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Çalıştay, farklı aktörlerin bir araya gelerek ortak çözüm arayışlarını güçlendirmesi açısından önemli bir platform sundu.
